Ana Sayfa | Hakkımızda | İletişim
TERMAL OTELLER
ALAÇATI BUTİK OTELLER
KIBRIS OTELLERİ
KAYAK OTELLERİ
YOGA OTELLERİ
BALAYI OTELLERİ
Bölgeler
Çeşme
Side
Kemer
Belek
Alaçatı
Kuşadası
Bodrum
Fethiye
Lara Antalya
Alanya
Marmaris
Didim
Ayvalık
Gümüldür Özdere
KIBRIS
Pamukkale
Afyon
Uludağ
BURSA
Ilgaz
Abant
İzmir
SAKIZ
SAMOS
MİDİLLİ
KOS
RODOS
SONTORİNİ
MYKONOS
ATİNA
SELANİK
HİNDİSTAN NEPAL TURU

1. Gün İstanbul - Delhi (Uçakta)

Saat 18:00'da Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Gidiş Terminalinde Turk Havayolları  kontuarı önünde rehberimiz ve yetkililerimiz ile buluşarak saat 20:50'de Türk Hava Yolları'nın TK716 sefer sayılı uçuşu ile İstanbul'a hareket ederek geceyi uçakta geçiriyoruz.

2. Gün Delhi - Jaipur

Yerel saat ile 05:15'te Delhi’ye varıyor ve havalimanında karşılanma sonrası Rajastan Bölgesi’nin başkenti Jaipur’a hareket ediyoruz. Yaklaşık 5 saat sürecek yolculuğumuz sonunda Jaipur’a varıyor ve otelimize transfer ediliyoruz. Rajasthan eyaletinin merkezi ve en büyük şehri olan Jaipur, mimari açıdan Hindistan ın en iyi planlanmış şehirlerinden birisidir. Zamanında başşkent olarak kullanılmış olan şehir, bugün de önemli bir iş merkezi ve turistlerin tercih ettiği önemli bir şehirdir. Şehir 1728 yılında Maharaja Sawai II. Jai Singh tarafından kurulmuştur. Jaipur 1727 yılında başkent olması için inşa edilmeye başlanmış ve yapımı 4 sene sürmüştür. Hindu mimarisine göre inşa edilen şehrin etrafında yer alan kapılar günümüzde de halen kullanılmaktadır. Otele yerleşme ve dinlenme sonrası Jaipur’da şehir turumuza çıkıyor ve Rajastan kültürüne ait bir çok eserin görüleceği Şehir Sarayı Müzesi, bir açık hava müzesi durumunda olan ve Hint geleneğinin astroloji ve astronomi ile bağını en güçlü şekilde ortaya koyabilen Jantar Mantar Gözlemevi, son olarak da Rüzgâr Sarayı olarak bilinen Hawa Mahal gezilerimizi yapıyoruz. Hindistan’ın Agra’dan sonra en çok turist çeken bölgesi olan Jaipur’da Eski Şehir içindeki bütün binalar pembe renkli olup, burada Hint-Moğol mimarisinin klasik kubbeli yapıları göze çarpmaktadır. Şehrin görüntüsü geceleri bile pembe renkli egzotik bir yapıdadır. Bütün bunlara yollarda bolca rastlanan deve arabaları ve vahşi maymunları da eklersek, Jaipur’un caddeleri tadına doyulmaz yürüyüşlere imza atmamıza olanak sağlamaktadır. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde.

3. Gün Jaipur

Hindistan’ın büyülü dünyasına kapılmaya başladığımız bugün, kahvaltı sonrası Rajput mimarisinin en ihtişamlı örneklerinden ve Jaipur inşa edilmeden önce Mihracelerin yerleşim yeri olan Amber Kalesi gezimizi yapıyor ve şahane işlemelere sahip romantic yapıları, göl ve şehir manzaraları, tarihe tanıklık etmiş salonu ve tapınağı ile Amber Kalesi’nde geçmişe doğru bir yolculuğa çıkıyoruz. Hindistan’ın büyülü dünyasına kapılmaya başladığımız bugün, kahvaltı sonrası Rajput mimarisinin en ihtişamlı örneklerinden ve Jaipur inşa edilmeden önce Mihracelerin yerleşim yeri olan Amber Kalesi gezimizi yapıyor ve şahane işlemelere sahip romantic yapıları, göl ve şehir manzaraları, tarihe tanıklık etmiş salonu ve tapınağı ile Amber Kalesi’nde geçmişe doğru bir yolculuğa çıkıyoruz. Jaipur’un 11 km. dışındaki bu saray, Jaipur inşa edilmeden önce Mihrace’nin yerleşim yeriydi. Bu kale - saray 1592 yılında Ekber’in ordusundaki bir komutan tarafından yapılmıştı. Daha sonra Jai Singh tarafından genişletildi ve tamamlandı. Kale oldukça yüksek kayaların üzerine adeta kondurulmuş gibidir. Saraydaki sayısız teraslardan bakıldığında aşağıda küçük bir göl ve uzakta da Jaipur şehri gözükmektedir. Kale, Rajput dönemi sanatının en ilginç örneklerini içermektedir. Turumuz sırasında fillerin üzerine çıkıyor ve unutulmaz kareler çekme şansına sahip oluyoruz. Sonrasında ise Jaipur’a dönüyor ve şehri bir de kendi gözümüz ile keşfetmek için serbest zaman ayırıyoruz. Arzu eden misafirlerimiz rehberimizin ekstra olarak düzenleyeceği Fil Polosu, Henna (Kına) boyama, Sari bağlama yahut yemek derslerine katılabilirler. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde. Turumuz sırasında fillerin üzerine çıkıyor ve unutulmaz kareler çekme şansına sahip oluyoruz. Sonrasında ise Jaipur’a dönüyor ve şehri bir de kendi gözümüz ile keşfetmek için serbest zaman ayırıyoruz. Arzu eden misafirlerimiz rehberimizin düzenleyeceği Fil Polosu, Henna (Kına) boyama, Sari bağlama yahut yemek derslerine katılabilirler. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde.

4. Gün Jaipur - Agra

Kahvaltı sonrası yaklaşık 5,5 saat sürecek bir yolculuk için Agra’ya hareket ediyor ve yol üzerinde yol üzerinde 16. yüzyıldan kalan, İmparator Ekber Şah döneminde Babür Hükümdarlığı’nın başkentliğini yapmış, herşeyin yerli yerinde durduğu ve tam anlamı ile bir hayalet şehir diyebileceğimiz Fatehpur Sikri’yi ziyaret ediyoruz. Agra’nın 40 km. kadar batısında kurulmuş olan bu şehir 1570 - 1586 yılları arasında imparator Ekber zamanında Moğol hükümdarlığının başkentiydi. Daha sonra terk edildi. Günümüzde burası mükemmel biçimde korunmuş bir hayalet şehir durumundadır. Bu şehrin kuruluşu hakkında anlatılanlar içerisindeki en baskın hikayeye göre İmparator Ekber Şah, Sikri adlı bu şehirde ermiş olarak tanınmış olan Selim Chisti’yi ziyarete gidiyor, erkek çocuğu olmadığından ve tahtı bırakacak varisi bulunmadığından yakınıyor. Daha sonra Chisti, ona bir oğlu olacağı müjdesini veriyor. İmparator, doğan üç oğlundan birine ermişin ismi olan Selim ismini koyuyor. Daha sonra yeni, düzenli, planlı bir şehir kuruyor ve başkenti buraya taşıyarak Fetihpur Sikri adını veriyor. Bundan kısa süre sonra tahminen su yetersizliği nedeniyle buradan göç ediliyor.Bu gezimiz sonrası Agra’ya devam ediyor ve varışımız ile birlikte otele transfer ediliyoruz. Agra, ilk olarak Delhi Sultanlığı tarafından 1504 senesinde modern anlamda kurulmuş olup Uttar Pradesh eyaletinin ve Hindistanın en önemli şehirlerinden biridir ve kültürel anlamda büyük bir öneme sahiptir. İngilizler sömürgecilik faaliyetlerine başlamadan evvel, Hindistanın en önemli gücü olan Babür İmparatorluğu na başkentlik yapmış olan bu güzel şehir, Tac Mahal ve Agra Kalesi gibi eserleri ile Kuzey Hindistan bölgesinin tarihi ve kültürel anlamda başkenti olarak kabul edilmektedir. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde.

5. Gün Agra

Bugün UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan, dünyada aşk için dikilmiş en büyük ve en zarif anıt olarak tarihe geçen Tac Mahal’i ziyaret ediyoruz. Anıtın baş mimarlığını Şiraz’dan gelen İsa Khan üstlenmiş, ve zamanın ünlü sanatçıları olan Bordodan Austin usta ve Venedik’ten Veroneo ustalar kendisine asistanlık yapmıştır. Bir efsaneye göre Şah Cihan, Tac Mahalin yapılmasından sonra buna benzeyen başka bir eser yaratmaması için mimar İsa Khanın sağ elini kestirmiştir. Bugün Hindistanın en fazla turist çeken bölgesi. Ancak çevresinde oluşan çarpık yapılaşma, bu tarihi yapıtın geleceğini tehdit ediyor. Bulunduğu şehrin birçok noktasından açıkça görülebilen Tac Mahal, Türk-İslam Mimarisinin en önemli yapıtları arasında yer almaktadır. Tac Mahal in yüz binlerce akik, sedef ve firuze gömülü olan duvarlarında ayrıca 42 zümrüt, 142 yakut, 625 pırlanta ve 50 adet çok iri inci vardır. Romantik görünüşü ile herkesi büyüleyen, Doğulu Batılı birçok ünlü yazar ve şaire ilham kaynağı olan Tac Mahal, mehtaplı gecelerde bile aydan daha parlak görünür. Tac Mahal ziyaretimiz sonrasında da yine UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve Babür İmparatorluğu’nun ortalama 300 sene yönetim binası olarak kullanılmış olan Agra Kalesi, bir diğer adı ile Kızıl Kale gezimizi yapıyoruz. Ekber tarafından 1565 yılında yapılmaya başlanmış ve çeşitli eklerin inşasıyla Şah Cihan tarafından bitirilmiştir Agra Kalesi, önceleri askeri amaçlı olarak yapılmışsa da Şah Cihan burayı bir saray olarak kullanmıştır. Yukarıda belirttiğimiz gibi Şah Cihan, yaşamının son günlerinde büyük oğlu Âlemgir tarafından buraya hapsedilmiş ve penceresi Tac Mahal’e bakan bir odada ölmüştür. Kalenin çevresi 2.5 km. uzunluğunda ve 20 metre yüksekliğindeki duvarlarla koruma altına alınmıştır. Kaleye, bir duvarı Yamuna nehrinin kıyısında bulunduğu için sadece güneyindeki Amar Singh Kapısından girilebilir. Kalede, geceleri ses ve ışık gösterileri yapılmaktadır. Başka Moğol dönem kalelerinde bulunan temel bölümler burada da vardır. Geceleme otelimizde.

6. Gün Agra - Delhi - Varanasi

Kahvaltı sonrası Delhi’ye doğru yola çıkıyor ve varışımız ile birlikte havalimanına transfer ediliyoruz. Yerel havayolları uçuşu ile Varanasi’ye hareket ediyor ve varışımız ile birlikte havalimanında karşılanarak otele transfer ediliyoruz. Otele yerleşiyor ve dinleniyoruz. Varanasi, Tanrı Şivanın şehri olarak bilinmekte olup, Hinduizmin en kutsal yerlerinden bir tanesidir. Pek çok inanan, aynı zamanda geleneksel Hindu kültür ve bilim merkezi olan bu şehire 2.500 yıldan bu yana hac için gelmektedir. Varanasi, dindar Hindular için ölmenin ve öldükten sonra küllerinin Ganj a dökülmesini istedikleri yüksek bir kutsiyete sahip olup, nehir boyunca Hinduların kutsal banyolarını yaptıkları ghatlar bulunmaktadır. Akşama doğru Ganj Nehri kıyısında farklı bir deneyim yaşıyor ve önemli Hindu ayinlerinden bir tanesi olan Deepmala (Aarti) Töreni’ne katılıyoruz. Hindistan’da bir çok şeyin tanrısı olduğu gibi Ganj Nehrinin de bir tanrısı vardır. Bu tanrı: Ganga’dır. Ganj nehri kıyısında her akşam güneş batarken Tanrı Ganga’ya saygı içeren ve ona ibadet edilen Aarti veya tam adıyla Ganga - Aarti törenleri yapılır. Bu törenler, Ganga tapınağında çalınmaya başlanan çanlar ve zillerle başlar. Tapınaktaki Ganga heykelinin önünde kısa bir Puja töreni yapılır. Ganj kenarında kurulmuş olan 7 platformda bir Hindu ashramında eğitim görmekte olan gençler, özel giysiler giymiş bir şekilde asıl tören için hazır durumda beklemektedir. Ganj Tapınağı’ndaki Puja bittikten sonra küçük bir Hint müziği grubu ilahiler çalmaya başlar. Toplanmış olan halk da hep bir ağızdan ilahilere eşlik eder. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde.

7. Gün Varanasi - Delhi

Sabah Ganj Nehri’nde unutulmaz bir tekne turuna çıkıyor ve Hindu inancına göre ölülerin yakıldığı alanları geziyor, farklı insan kareleri ile karşılaşacağımız enstantanelere şahit oluyoruz. Bu emsalsi tecrübenin sonrasında otele dönüyor ve kahvaltımızı alıyoruz. Kısa bir dinlenme sonrası havalimanına transfer ediliyor ve Yerel havayolları uçuşu ile Delhi’ye hareket ediyor ve varışımız ile birlikte havalimanında karşılanarak otele transfer ediliyoruz. Check-in işlemleri ve yerleşme sonrası Hintli bir ailenin evinde bir kokteyle katılıyoruz. Delhi, Hindistan’ın başkenti ve üçüncü büyük şehridir. Burası aslında Old - Delhi (Delhi) ve New - Delhi olarak iki parçadan oluşmuştur. Old Delhi, 12. ve 19. yüzyıllarda Hindistan’da müslümanların hakim olduğu dönemde devlet merkeziydi. Old - Delhi’de bu döneme ait pekçok cami, medrese, kale ve anıtsal yapı bulunmaktadır. New - Delhi ise 1911 yılında İngiliz’ler tarafından inşa edilmiştir. Tarihte Delhi adında burada 8 değişik yerleşim merkezi kurulmuştur. Bunların en eskisi şimdiki Purana Quila (Eski Kale) civarında kurulan İndraprastha’dır. Delhi’nin son Hindu kralı Tomar ve Hanedanı, bugünkü adıyla Qutab Minar’a kadar olan bu bölgeyi 12. yüzyılın başlarına kadar ellerinde tutmuşlardı. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde.

8. Gün Delhi

Kahvaltı sonrası Eski Delhi’de şehir turumuza başlıyoruz. Eski Delhi’nin ana caddesi, rengârenk bir pazar yeri görünümündeki Chandi Chowk’tur. Burası 24 saat süren müthiş kalabalığı, düzensizliği ve kaosu ile Hindistan’ın başka bir yönünü yansıtıyor gibidir. Yeni Delhi’nin düzgün, açık ve geniş caddelerine hiç benzemez. Chandi Chowk’un bir ucunda Kızıl Kale, öbür ucunda ise Jama Masjid (Cuma Camisi) karşı karşıya bulunur. Tam köşede, ünlü kuş hastanesi ve çıplak gezen rahipleriyle Jain tapınağı vardır. Şah Cihan ın zenginlik ve gücünün bir göstergesi olarak yaptırılan Kızıl Kale’yi görüyoruz. Bu kalenin Hint Dilindeki ismi Lal Qila (Lal=kırmızı, Qila=Kale) ismini kalenin yapıldığı taşların renginden almıştır. 1648 yılında Moğol imparatoru Şah Cihan tarafından yaptırılmıştır. Şah Cihan bu kaleyi yaptırmış olmasına ve bu şehrin kendi ismini (Şahcihanabad) taşımasına rağmen, başkent olarak Agra’yı tercih etmiştir. Ülkenin en büyük camisi olan ve bahçesinde 25.000 kişiyi aynı anda ağırlayabilen Cuma Mescidi, Kinari Yerel Pazarı (Chandi Chowk), “Ulusun Babası” olarak anılan Mahatma Gandhi’nin anısına yapılan Raj Ghat gezilerimiz sonrasında Yeni Delhi’de Hindistan Kapısı ve Rajpath gezilerimizi yapıyoruz. Hindistan Kapısı, Raj Path diye bilinen Parlamento yolunun doğu ucunda bulunan 42 metre yüksekliğinde, taştan yapılmış ve zaferi sembolize eden bir geçittir. 1. Dünya Savaşı’nda ve 1919 yılındaki Afganistan ile yapılan çatışmalarda ölen 90 bin Hint askerinin isimleri bu anıtın üzerine tek tek kazınmıştır. Bu arada 1. Dünya Savaşı askerleri arasında Çanakkale Savaşında Gelibolu’ya İngiliz ordusu ile gelmiş olan Hint asıllı askerlerin de isimleri vardır. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde.

9. Gün Delhi - Kathmandu

Kahvaltı sonrası havalimanına transfer ediliyoruz. Yerel havayolları uçuşu ile Katmandu’ya hareket ediyor ve varışımız ile birlikte havalimanında karşılanarak otele transfer ediliyoruz. Check-in işlemleri ve yerleşme sonrası Thamel yerel pazarında serbest zaman ayırıyoruz. Katmandu 723 senesinde kurulmuş ve 1700’li yıllara kadar bağımsız bir prenslikken 1768 senesinde Gurka Krallığı’nın egemenliğine girmiştir. 1816 senesinde İngilizlerin eline geçmiş olsa da ekonomik açıdan önem taşımadığı sebebi ile yeniden Nepal’e verilmiştir. Günümüzde eski saraylarının çoğu devlet dairesi yahut turistik otel olarak kullanılmakta olan Katmandu, dünyanın en güzel tapınaklarından birisi kabul edilen 2.000 senelik Swayambhunath Nath ve Hinduizm’in en kutsal yerlerinden Pashupatinath Tapınağı gibi dini ve tarihsel eserlere ev sahipliği yapmaktadır. Katmandu Vadisine ilk yerleşim milattan önce 100 yıllarına rastlar. Ancak vadideki en eski nesnelerin yapılış tarihi ise milattan önce birkaç yüzyıl olarak belirlenmiştir. Katmandunun tarihi, Katmandu Vadisinin gerçek yerlileri Newari topluluğunun tarihi olup, yazılı tarih milattan önce 7. yüzyıla uzanır. Fakat Katmandu nun keşfediliş tarihi milattan sonra 12. yüzyılda Mallalar zamanındadır. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde.

10. Gün Kathmandu

Bugün UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan, 1960’lı yıllarda “Çiçek Çocuklar” olarak adlandırılan Hippi gençlerin akınına uğrayan ve mottosu “Aşkın Şehri” olarak Katmandu’yu daha yakından tanımak için şehir turumuza başlıyoruz. İlk olarak çevresinde çok sayıda kutsal olduğuna inanılan maymun bulunan ve Budizm’in dünyadaki en kutsal temsillerinden birisi olan yani Swayambhunath Stupası’nı (Maymunlar Tapınağı)’nı ziyaret ediyoruz. Milattan önce 5. yüzyılda yapımına başlandığı bilinen Maymunlar Tapınağı zamanla hem hindular hem de budistler tarafından inşası tamamlanmıştır. Bundan dolayı hindular da ibadet için tapınağa ziyarette bulunurlar. Kutsal maymunların da yaşadığı yerdir. Tapınak Kathmandu’nun yüksek bir tepesine kurulmuştur. İki girişi olan tapınağın bir girişi 365 basamaklı merdivenin tırmanıldığı giriş olup, diğeri de arabayla çıkılan giriştir. Tapınakta Bouddhanath Tapınağı’nda olduğu gibi altın kaplama üzerine yapılan Buda’nın gözleriyle burnu yer alır. Aslında bu burun bizim gördüğümüz burun değildir Budizmde. O burun bütünlüğü temsil eder. Merdivenlerden sonraki alanda Budist manastırları ile birlikte restoranlar yer almaktadır. Ayrıca Kathmandu şehrinin muhteşem manzarasını da yukarıdan seyredebilirsiniz. Eski Nepal kralları tarafından inşa ettirilen tapınaklar, avlular ve mabetler ile dolu olan, Katmandu’nun dini ve sosyal merkezi olan Durbar Meydanı, Lord Shiva Tapınağı, Nyatapola Tapınağı ve Baktapur gezilerimizi yapıyoruz. Katmanduda her krallık şehrinde olduğu gibi Durbar Meydanı şehrin merkezini temsil etmektedir. Yaşayan tanrıça Kumarinin evi de burada olup, belli saatlerde Kumari, avludaki camdan dışarı bakarak halkı selamlamaktadır. Yaşayan Tanrıça olarak kabul edilen Kumari nin evi 1757 senesinde yapılmış olup, 1966 senesinde renovasyon görmüştür. Evin girişinde kapının sağ ve solunda biri erkek diğeri kadın olmak üzere iki tane aslan figürü yer almakta ve inanışa göre evi korumaktadır. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde.

11. Gün Kathmandu

Kahvaltı sonrası Katmandu turumuza devam ediyor ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Bouddhanath Tapınağı’nı ziyaret ediyoruz. Her yıl binlerce turistin ziyaret ettiği tapınak aynı zamanda Budistler için bir hac mekânı olma özelliğine sahiptir. Yapıldığı tarihin tam olarak bilinmediği fakat milattan önce 5.yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. Söylentilere göre Buda’nın ölümünden önce inşa edilmiştir. Yapılış şekli de pek çok efsaneye konu olmuştur. 1950 senesinde Çin’in Tibet’i işgali sonrası bir çok Tibetli Budist buraya yerleşip, bu bölgede 50 adet manastır kurmuşlardır. Günümüzde de bu manastırlar ziyaretçilere açıktır. Sonrasında ise “Kutsalların Kutsalı” olarak adlandırılan, ölü yakma törenlerinin yapılarak küllerin Ganj’a döküldüğü Pashupatinath Tapınağı’nı geziyoruz. Ganjın önemli bir kolu olan Bagmati nehri üzerinde yer alan, "Kutsalların kutsalı" olarak adlandırılan bu tapınak Lord Shivaya adanmıştır. Hinduizm de ölümden sonra bedenlerin burada yakılması ve küllerin Ganj ile birleşmesi için nehire savrulması, kişinin cennete gidişini kolaylaştırdığından, burası çok kutsal kabul edilmektedir. Sonrasında Patan gezimizi yapıyoruz. Tanrı Rato Machhindranath zamanında yaşadığı şehir olan Patan, Budizm’in Darma-Çakra felsefesindeki “Doğruluğun Çarkı” sistemine göre inşa edilmiştir. Bu sisteme göre Patan şehrinin dört köşesinde ve bir tane de merkezinde Ashoka Stupaları gibi tarihi tapınaklar inşa edilmiştir. Şekilleri ve ölçüleri ile nefes kesici olan bu tapınakların dışında da çeşitli şekillerde ve boylarda 1200 adet farklı tapınak da bulunmaktadır. Patan gezimiz sonrasında Thamel pazarında serbest zaman ayırıyor ve alışveriş ve kendi frekansımız ile çevreyi keşfetmek için fırsat yaratıyoruz. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde.

12. Gün Kathmandu - İstanbul

Kahvaltı sonrası havalimanına transfer ediliyoruz. Saat 12.55’te Türk Hava Yolları’nın TK-727 sefer sayılı uçuşu ile İstanbul’a hareket ediyor ve saat 17.50’de varışımız ile birlikte yolculuğumuzun sonuna geliyoruz.

ÜCRETE DAHİL OLAN HİZMETLER

- Türk Hava Yolları ile İstanbul – Delhi / Katmandu – İstanbul arası ekonomi sınıf uçak bileti

- Yerel havayolu şirketleri ile Delhi – Varanasi / Varanasi – Delhi / Delhi – Katmandu arası ekonomi sınıf uçak biletleri

- Delhi’de 2 gece ITC Welcome Dwarka veya benzeri kategoride bir otelde yarım pansiyon esasına göre konaklama

- Agra’da 2 gece Clark Shiraz Hotel veya benzeri kategoride bir otelde yarım pansiyon esasına göre konaklama

- Jaipur’da 2 gece Clark Amer Hotel veya benzeri kategoride bir otelde yarım pansiyon esasına göre konaklama

- Varanasi’de 1 gece Rivatas Hotel veya benzeri kategoride bir otelde yarım pansiyon esasına göre konaklama

- Katmandu’da 3 gece Radisson Blue veya benzeri kategoride bir otelde yarım pansiyon esasına göre konaklama

- Programda dahil olduğu belirtilen tüm turlar ve transferler

- Havalimanı ve güvenlik vergileri

-  Profesyonel Türkçe rehberlik hizmeti

- Zorunlu seyahat sigortası

 

ÜCRETE DAHİL OLMAYAN HİZMETLER

- Hindistan vize ücreti ve servis bedeli (Kişi Başı 80 EUR olup, fiyat artışı olması halinde tarafınıza bildirilecektir)

- Nepal vizesi ve havalimanı vergisi (Kişi Başı 25 USD olup, bu vergi Katmandu Havalimanı’na varışınız ile beraber rehberimiz tarafından sizlerden toplanacaktır. Buna ek olarak misafirlerimizin yanlarında vize için iki adet vesikalık fotoğraf bulundurmaları gerekmektedir)

- Programda belirtilmeyen turlar

- Yurt dışı çıkış harcı

- Bahşişler (Kişi Başı 30 EUR zorunlu olup, rehberimiz tarafından toplanacaktır)

-İzmir'den Bağlantılı Uçak Bileti




FİYATLAR

Tur Adı Tur Tarihi

2 Kişilik Odada Kişi Başı

Tek Kişi 3. Kişi 0 - 2 Yaş 3 - 12 Yaş  
Hindistan & Nepal  Turu 22.06.2017 2096 € 2654€ 2096€ 696 € 1896 €

                       29.Agustos.2017 2096 Eu                2654 Eu             696 Eu  1850 Eu